//-->



30/10/2009

Sinyora Enrica’nın Çekimleri Başlıyor

h1

Türk Sineması sektörünün hareketli günler yaşadığı günümüzde, sezonda en fazla dikkat çekecek yapımlardan olacak Sinyora Enrica’nın çekimleri çok yakında başlıyor.

Senaristliğini ve yönetmenliğini Ali İlhan’ın üstlendiği filmde İtalya’nın ünlü oyuncuları Claudia Cardinale, Lavinia Longhi’nin yanı sıra İsmail Hacıoğlu, Fahriye Evcen, Teoman Kumbaracıbaşı, Nilay Cennetkuşu, Bedia Ener ve Murat Karasu rol alacaklar. Acun Ilıcalı’nın konuk oyuncu olarak yer alacağı filmlerin çekimleri 29 Ekim’de İtalya’da başlıyor. İtalya çekimleri tamamlandıktan sonra İstanbul’da da çekimleri devam edecek olan filmin hazırlıkları için İtalya, Fransa, Prag ve Türkiye arasında mekik dokundu. Kostüm-sanat çalışmasının Prag’ta yapıldığını belirten Ares Media, filmde rol alacak oyunculara da İtalyanca dersi aldırıyor. Filmin oyuncularından Nilay Cennetkuşu’nun iki aydır İtalya’da olduğunu belirten Ares Media, İsmail Hacıoğlu’nun da programına göre ara ara İtalya’ya gönderiyor. Sinyora Enrica’nun oğlu Giovanni’yi canlandıracak olan Teoman Kumbaracıbaşı, lisanı olduğu için derse ihtiyaç duymazken, rolüne ısınmak için bir süredir filmde kullanacağı kostümlerle yaşıyor.
Claudia Cardinale:
Doğum yeri olan Tunus’ta 1957’de düzenlenen güzellik yarışmasında ‘En Güzel İtalyan Kızı’ seçildikten sonra sinemaya adım atan Claudia Cardinale, aralarında Alain Delon, Burt Lancaster, Marcello Mastroianni, Peter Sellers, Jean Paul Belmando gibi dünyaca ünlü oyuncularla birlikte ‘Pembe Panter’, ‘Sekiz Buçuk’, ‘Leopar’, Düşman Kardeşler’, ‘Profesyoneller’, ‘Genç Aşıklar’ adlı önemli filmlerde rol aldı.
YAPIM ŞİRKETİ : ARES MEDIA
YAPIMCI : CAN ARCA-ELVAN ALBAYRAK ARCA
SENARYO : ALİ İLHAN
YÖNETMEN : ALİ İLHAN
GÖRÜNTÜ YÖN. : SOYKUT TURAN
UYGULAYICI YAP : GÖKHAN TUNCEL
GENEL KOOR. : DENİZ OKTAR
SÜRE : 110 dk.
VİZYON TARİHİ : MART 2010
MÜZİK : ORHAN ŞALLIEL
OYUNCULAR : CLAUDIA CARDINALE (Senyora Enrica), İSMAİL HACIOĞLU (Ekin), LAVINIA LONGHI (Valentina), TEOMAN KUMBARACIBAŞI (Giovanni), NİLAY CENNETKUŞU (Maria), FAHRİYE EVCEN (Senyora Enrica’nın gençliği), BEDİA ENER (Meraklı komşu), GALİP ERDAL (Postacı), MURAT KARASU (Ekin’in babası),
KONUK OYUNCU : ACUN ILICALI

KONU:

Yıllar önce, oğlunu da arkasında bırakarak kendisini terk eden kocasından sonra hiçbir erkeği kapısından bile içeri sokmayan Sinyora Enrica (Claudia Cardinale- Fahriye Evcen), bu özelliğiyle ün salmıştır. Enrica, evindeki boş odaları kız öğrencilere kiralamakta, ek iş olarak da terzilik yapmakta ve bir pazarda çalışmaktadır.
Yıllarca bozmadığı bu kuralı, yağmurlu bir gecede, bir yanlış anlama sonucunda evine gelen Türk öğrenci Ekin (İsmail Hacıoğlu) için bozacaktır. Önceleri evinin kapılarını bu yabancıya açmak istemeyen Sinyora Enrica, daha sonra sadece evini açmakla kalmayıp, yıllarca kilitli tuttuğu kalbini de bu Türk gencine açacaktır. Filmin oyuncularından Giovanni rolündeki Teoman Kumbaracıbaşı da Sinyora Enrica’nın tek oğlu ve babası henüz çok küçük yaşlarda terk ettiği için sorunları olan bir kişiliktir. Giovanni’nin annesine karşı haksız davranışları Ekin’de Sinyora Enrica’ya karşı bir koruma duygusuna dönüşecek ve böylece aralarında bir gönül bağı oluşacaktır. Bir dil okulu için İtalya’ya giden Ekin için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve hayatı tümden bir değişime uğrayacaktır.

Benzer Yazılar

 SİNEMALOJİ.COM


//--> //-->

30/10/2009

Türk Sinemasının artık bir okulu var…

h1

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın desteklediği ve Türk sinemasının önemli isimlerini bir araya getiren, ismini Türkiye’nin duayen yönetmenlerinden birinden alan “Atıf Yılmaz Stüdyosu” 11 Ocak 2010 tarihinde ilk ders yılına başlayacak 

Küçükçekmece Belediyesi`nin katkılarıyla da Sefaköy Kültür Merkezi`nde kurulan Atıf Yılmaz Stüdyosu (AYS), öğrencilerin okul çalışmalarını ülkemizde ve dünyada tanıtıp yaygınlaştırmayı amaçlıyor.

İki yıllık bir sertifika programı olarak tasarlanan AYS, sinema / TV alanında belli bir kültürel birikime ve teknik donanıma sahip öğrenci adaylarini kendi seslerini bulabilmeleri için bir araya getirmeyi hedefliyor. Yılda 20 ögrenciye ders verecek olan AYS, yazar-yönetmen ve yaratici yapimci gibi alanlar icin ögrencileri mülakatlarla seçecek.

AYS, öğrencilerinin bu iki yıl içinde kısa filmler ve atölye çalışmaları yapmalarını, iki yılın sonunda ise, her öğrencinin bir bitirme filmi ve çekime hazır bir senaryoya sahip olmasını hedefliyor.

Ögrenciler, AYS bünyesindeki yapimevinde gerçekleştirilecek olan uzun metrajlı sinema filmlerinde ve belgesellerde de çalışabilecekler.
Atıf Yılmaz Stüdyosu’na son basvuru tarihi ise 13 Aralık 2009.

13 Aralık 2009’da sona erecek olan başvurular arasından seçilecek öğrenci adayları 21 – 27 Aralık 2009 arasında yapılacak mülakatlara çağırılacak.

Mülakatlar sonrası eğitime katılacak öğrenciler; Deniz Türkali, Yavuz Özkan, Barış Pirhasan, Sırrı Süreyya Önder, Handan İpekçi, Selim Eyüboğlu, Ümit Ünal, Hale Soygazi, Turgut Yasalar, Halil Ergün, Atalay Taşdiken, Ali Akdeniz’den oluşan Atıf Yılmaz Stüdyosu eğitmenleri tarafından belirlenecek.

Projenin en önemli özelliği ise öğrencilerin Türkiye ve Dünya’nın seçkin sinemacılarıyla bir araya gelebilme imkanı…

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Genel Sekreteri Yılmaz Kurt, Küçükçekmece Belediye Baskani Aziz Yeniay ve Atıf Yılmaz Stüdyosu kurucusu Deniz Türkali, 21 Ekim Çarşamba günü saat 11.00’de İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nda gerçekleşen törenle protokol sözleşmesine imza attılar.

Benzer Yazılar

//--> //-->

3/9/2009

Sinema2010 Dünyasına Hoşgeldiniz

h1




Sinema, herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işidir.

Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapıya da sinema denir. İlk film cihazına büyülü fener (lanterne magique) denmişti.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndaki Madde 5'e göre sinema:

tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir.

Sinema, Yedinci sanat olarak kabul edilir.

Tarihte çekilen ilk Türk filmi, 14 Kasım 1914 tarihli, "Ayastefanos'daki Rus Abidesinin Yıkılışı" olarak kabul edilse de, ırksal değil, sosyolojik ve tarihsel bir bakışla Selanik'te Manakis kardeşlerin gerçekleştirdiği filmleri (ki bu filmler Angelopoulos'un Ulysse'nin Bakışı filmine de konu olmuştur) bu kategoride değerlendirmek bilimsel açıdan daha doğru olacaktır.






Sinema2010 İyi Seyirler


Van Gölü Canavarı” Filminin çekimleri başladı

Kategori Haberler, Manşet

Yapımcılığını Mustafa Çetin’in, yönetmenliğini Bünyamin Yaşar’ın üstlendiği ”Van Gölü Canavarı” filminin çekimlerine Van ilinde başlandı.

VAN GÖLÜ CANAVARI FİLMİNİN KONUSU: Hikâyemiz, bir dönem önce ortaya çıkan haberler doğrultusunda mizahi boyutuyla ele alınmış, hayali yönüyle kurgulanmış ve yazılmıştır. Filmin kahramanları Van ilinin bir köyünde yaşayan üç kafadardır. Bu üç sakar arkadaş hiçbir işte dikiş tutturamamış olduklarından çobanlık yapmaktadır.

Çobanlarımız köyün hayvanlarını meralarda- otlaklarda otlatırken, uyuyakalırlar ve hırsızlar köyün bütün hayvanlarını çalıp kaybolur. Dolayısıyla bizim çobanlar köylünün sinirlenmesine neden olur, dövülerek köyden kovulurlar. Tamamen işsiz kalan üç arkadaş, şehre yerleşmek ve orada iş bulup çalışmak hayaliyle otobüse binerler. Otobüste diğer yolculara verdikleri komik rahatsızlıklar yüzünden Van gölü çevresinde otobüsten de atılırlar… Çaresiz kalan üç kafadar göl kenarında yıkanıp temizlenmeye çalışırken suyun tadını çıkartıp eğlenmeye başlar. Yorgun düşüp suyun kenarına uzandıklarında akıllarına Van gölü canavarı söylentisi gelir.

Aslında böyle bir şeyin olmadığına inanan üç kafadar, kendilerince çevrede yaşayan insanlara yönelik ticari bir kurnazlık düşünürler… Birlikte bir göl kahvehanesi ve balık lokantası gibi bir yer açmayı planlayarak işe koyulurlar. Birlikte biriktirdikleri parayı toplayarak şehre alışverişe çıkarlar. Alabildikleri malzemelerle göl kenarına bir baraka kurarlar. Van gölü canavarının söylentisi Van’da yaşayan hırslı gazeteci Seda’nın dikkatini çeker bu haberle Türkiye’ye haberciliğini duyurabileceğine inanan Seda, dünyanın birçok yerinden önemli gazetecileri köye çağırır. Bunlar yaşanırken çobanlardan biriyle aşk yaşamaya başlaması kaçınılmaz olacaktır.

Ekip bilgilerine geçersek…

Bünyamin Yaşar’ın yönetmenliğinde, Mustafa Çetin ve Hakan Akgün’ün yapımcılığında Arda Caner’in görüntü yönetmenliğinde, Deniz Tamer’in yardımcı yönetmenliğindeki filmde Dondurma Gaymak ve Mat dizisinin yetenekli oyuncusu Levent Aras, Van ilinin Levent Kırcası olarak alınan “Bir Avuç Tiyatro” adlı tiyatronun kurucusu tiyatrocu Nazif Çetin, Fashiontv ve Fashiontv magazine’in Yayın Editörü, f people programının sunucusu, Kraliçe Fabrika’Da VE MELEKLER VE KUMARBAZLAR filminin oyuncularından, birçok kısa fim, tiyatro oyunu ve müzikalde başrol almış Didem Ellialtı ve Emin Hangül gibi oyuncular başrolü paylaşıyor. Yan karakterlerde ise, Turgay Tan Ülkü, İlhan Şeşen, Yakup Yavru, Turan Özdemir gibi başarılı oyuncularda filmin ekibinde yer alıyor.

Eşsiz doğa harikası olan Van’da çekilen filmde tablo gibi resimler yer alıyor. Ulusal ve uluslararası festivallerde yer almayı hedefleyen filmimiz siz değerli basın mensuplarının desteğini bekliyor.

Çekim yapılan yerler: Muradiye Şelalesi, Akdamar Adası, Erciş İnci Kefal Balık Bendi ve Van kahvaltı sofrası gibi Van’ı dünya turizmine tanıtacak eşsiz merkezler…
İLETİŞİM VE BİLGİ İÇİN

SABANCI MEDYA GRUP

FASHIONTV

FASHIONTV MAGAZINE

YAYIN EDİTÖRÜ

DİDEM ELLİALTI

0532 384 26 11

Mavi Fil

29 Ağustos 2009
Kategori Bu hafta, Manşet

 

Kara Büyü

02 Eylül 2009
Kategori 10.09 Ekim 2009, Haberler, Manşet

“Spider-Man-Örümcek Adam” ve “Evil Dead” serisinin harika yönetmeni Sam Raimi, şeytani bir lanetin etkisini kırmanın çaresini umutsuzca arayan bir genç kadının öyküsünü anlatan ve sinemaseverlere Fida Film tarafından sunulacak olan, “Kara Büyü – Drag Me to Hell” ile korku türüne geri dönüyor.

Christine Brown (Alison Lohman), Los Angeles’ta yaşayan bir ev kredisi uzmanıdır. Mesleğinde hırslı ve tutkuludur. Clay Dalton (Justin Long) adında yakışıklı bir erkek arkadaşı vardır. Hayatında herşey tam istediği gibidir. Ta ki, esrarengiz görünümlü Bayan Ganush’un (Lorna Raver) aldığı konut kredisinin vadesinin uzatılması talebiyle bankaya gelişine kadar…
Christine bu noktada kararsız kalır. İçgüdülerinin sesini dinleyip yaşlı kadına istediği süreyi vermeli midir? Yoksa patronu Bay Jacks’ı (David Paymer) etkilemek için süre uzatma talebini reddetmeli midir? İkincisini seçerse ikramiyesini alacaktır. Christine ikincisini seçer; borcuna karşılık evden tahliye edilmesi için gerekli talimatı vererek Bayan Ganush’u zor durumda bırakır.
İntikam hırsına kapılan yaşlı kadın Christine’ye Lamia adıyla bilinen çok güçlü bir büyü yapar. Artık Christine’in hayatı cehenneme dönüşmüştür. Şeytani güçlerin saldırıları ve karamsar erkek arkadaşı tarafından yanlış anlaşılması üzerine ruhunu ebedi lanetten kurtarmak amacıyla Rham Jas (Dileep Rao) adlı bir kahinin yardımına başvurur. Hayatı kabusa dönen Christine’in normal hayatına dönmesi için kahin büyüyü tersine çevirecek çılgınca bir süreç başlatır.
Şeytani güçler giderek yaklaştıkça Christine artık akla hayale gelmeyecek bir kararla karşı karşıyadır: Lanetten kurtulmak için ne kadar ileri gidecektir?

     

Benzer Yazılar

//--> //-->